• Reklam
  • Reklam
  • Reklam
  • Reklam

Ovacık Doğal Ürünler Kooperatifi Avcılar'da Şube Açtı

Ovacık Doğal ürünlerin, tüketim kooperatiflerinin İstanbul'daki 7. şubesi Avcılar'da açıldı. Türkiye'de 17 tane tüketim kooperatifi olan Ovacık Doğal ürünleri tüketim kooperatifi Avcılar şube başkanı ile konuştuk. Diğer açılışlarda bulunan Tunceli Belediye Başkanı; Fatih Mehmet Maçoğlu pandemi nedeniyle açılışa katılamadı.

Ovacık Doğal Ürünler Kooperatifi Avcılar'da Şube Açtı

Ovacık Doğal ürünlerin, tüketim kooperatiflerinin İstanbul'daki 7. şubesi Avcılar'da açıldı. Türkiye'de 17 tane tüketim kooperatifi olan Ovacık Doğal ürünleri tüketim kooperatifi Avcılar şube başkanı ile konuştuk. Diğer açılışlarda bulunan Tunceli Belediye Başkanı; Fatih Mehmet Maçoğlu pandemi nedeniyle açılışa katılamadı.

Ovacık Doğal Ürünler Kooperatifi Avcılar'da Şube Açtı
26 Ekim 2020 - 17:48
Reklam
Reklam

Kamuoyunca 'Kominist Başkan' olarak bilinen Tunceli Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu'nun Ovacık Belediye Başkanlığı yaptığı sırada temellerini attığı üretim kooperatifleri giderek büyümeye devam ediyor.
Ovacık Doğal Ürünler kooperatifinin,  2 senedir başkanlığını yapan Yılmaz Yeter ile röportaj gerçekleştirdik. 2 adet kooperatif şeklinin olduğunu ve bunların üretim ile tüketim kooperatifi olduğunu söyleyen Yeter, " Üretim kooperatifimiz Tunceli'de, Ovacık'ta, Hozat'ta, Nazımiye'de Mazgirt'de. Tunceli'nin ilçelerinin genelinde hizmet vermekte. Biz oradaki üretimin tüketim ayağına bakıyoruz. Tüketim kooperatiflerimiz; İstanbul'da 7 tane, İzmir'de 2 tane,  Ankara'da, Eskişehir'de, Antalya'da, Adana'da, Mersin'de var. Bu dönem Çorlu'da da açıldı. Şu an yaklaşık 17 tane tüketim kooperatifimiz var. Bu üretimdeki faaliyetlere göre, üretimin hacmine göre tüketim kooperatiflerimizi onunla birlikte eşdeğer şekilde götürmeye çalışıyoruz" dedi.

Ne zaman açıldınız?

"Burası yaklaşık 2 hafta önce açıldı. 2 ay önce tutuldu. Ekim ayının ilk haftası gibi faaliyet göstermeye başladı. Sezon bizde Eylül Ekim ayında başladığı için geç açıyoruz. Hazırlıkların yapılması Ekim'i buldu."

Halk tarafından nasıl karşılandınız?
İstanbul'un birçok bölgelerinde diğer tüketim kooperatiflere gelen tüketicilerin olduğunu ve ulaşım konusunda tüketicilerin zorluk yaşadığını dile getiren Yeter konuşmasına şöyle devam etti: "Avcılar'da şube açmamızın sebebi özellikle; Avcılar, Esenyurt, Beylikdüzü bu taraflardan Gazi Mahallesi'ndeki, Şişli Perpa'daki şubemize tüketicilerimiz geliyordu. Tüketiciler için bu çok zor oluyordu. Bu yüzden 3. bölgede açmayı düşündük. Buradan ciddi bir talep olduğu için ve aynı zamanda Avcılar bölgenin merkez anlamda genel bir yeri kapsadığı için burada açmayı istedik. İnsanların ilgisi İstanbul'un bütün ilçelerinde var aslında. Bizim için sıkıntı olan İstanbul'un geneline yayılarak tüketiciye daha rahat ulaşabilmek. Buradan Beylikdüzü'ne kadar neredeyse bizim tüketim kooperatifimiz yok bu da zamanla bir çile haline geliyor. Ondan kaynaklı tüketiciye ulaştırma kolaylaşma amaçlı Avcılar'ı tercih ettik."

 Eylül, ekim sezonunda yoğunluklarının başladığını ifade eden Yeter, "İşlerimiz bakliyat olduğu için yaza doğru azalmaya gidiyor. Tüketicilerimizin ciddi desteği var. Şu an için daha yeni açılan bir şube olmasına rağmen yinede rağbet var" diye konuştu.

Bu işteki hedefiniz nedir?
Amaçlarının, Türkiye'de devlet ve çeşitli özel sektör eliyle yok edilmeye çalışan, yok edilmiş Kolektif bilinci yeniden yürütmek olduğunu kaydeden Yeter konuşmasına şöyle devam etti: "Hedefimiz öncelikle üretim ve tüketim. Amacımız; aracı, tefeci ve tüccar ilişkilerine girmeden üretici ile doğrudan iletişime geçmek. Tüketiciye sağlıklı gıda yetiştirmek. Şu an dünya genelinde ilaçlı kimyasal üretim var. Bizim amacımız; çevreci, doğal, ekolojik üretim ve tüketim olarak bunu halkla buluşturmak."

Ovacık'ta; erik, nohut, fasulye ve bal ile üretimlere başladıklarını, ülke çapında bu şekilde tanınmaya girdiğini ve amaçlarının Ovacık'la sınırlı tutmak olmadığına dikkat çeken Yeter, "Ovacık'ta, Ovacık Belediyesi üzerinden gelişen faaliyetler var. Kooperatifçilik; devrimci, demokrat, kalkınmacı yerel yönetimler üzerinden gelişen bir faaliyetin ürünleri. Amacımız, Ovacık'ın dışındaki üretim kooperatifimizin bulunduğu Tunceli'nin bütün ilçelerine yayılmak. Aynı zamanda Türkiye'nin genel anlamda kooperatifçiliğinde önünü açma amaçlı diğer kooperatiflerle ilişkiye geçerek Ovacık Doğal olarak bunların içinde bulunmak, destek olmak, dayanışmada bulunmak. Elimizden geldiğince kooparatif kurma aşamasında olan gerek üretim gerek tüketim aşamasında olan kooperatiflere destek olmak. Şu an için yaklaşık 20'ye aşkın Kadın Kooperafleri ile ilişkimiz, dayanışmamız var. Onlarca kooperatifle ilişkilerimiz var. Çalışmakta olduğumuz doğrudan üreticiler var. Genel anlamda kooperatiflerin genelinde dayanışmaya çalışıyoruz" ifadelerine yer verdi.

Ürünleriniz Ovacık'tan mı geliyor?
Yeter, "Ovacık ürünleri bizim ana ürünlerimiz. Nohut, fasulye,barbunya, bal gibi ana ürünlerimiz Ovacık'tan geliyor. 30-40 çeşite yakın ürün çıkabiliyor. Sezonuna göre değişebiliyor. Bir kısım süt ürünlerimiz; tulum peyniri, tandır peyniri de Ovacık'tan geliyor. Meyve ve sebze kuruları, kurutulmuş ürünler de aynı şekilde. Ovacık ve ilçeler de dahil. Bunun dışında diğer kooperatiflerle de çalışıyoruz, üretim kooperatifimizden temin ediyoruz . Diğer ürünleri diğer kooperatiflerimizden alıyoruz. Mesela Ovacık'ta zeytin yetişmez. Zeytinyağı olmaz. Bunları da dışardan tercih ediyoruz. Bu tercihlerimizde de kooperatif olması özellikle kadın kooperatif olması bizim için önemlidir" dedi.

Fatih Mehmet Maçoğlu'nun ilgisi nedir?
Yeter şunları kaydetti: "Maçoğlu, daha önceki Ovacık Belediye başkanıdır. Orada oluşturulan kolektifi, demokratif halk dayanışmasının adayı olarak Ovacık'ta belediye başkanlığı yaptı. Yine demokratif halk dayanışmasının bir parçası olarak Tunceli Belediye Başkanlığı'na devam ettiriyor. Bizim kooperatiflerimiz de devrimci demokratik kurumların ve devrimci demokratif anlayışın yan yana gelmesi ile kurulmuş bir kooperatif. Fatih Mehmet Maçoğlu da bunun bir parçası. Özellikle kooperatiflerimizi simgeselleştiriyor. Kooperatif açılışları olsun, üretim ayağımız olsun, kooparatif üzerinde yeni süreci planlama olsun, tarımsal ürünleri planlama olsun, bu yüzden sürekli yan yanayız, istişare halindeyiz. Kooperatif çalışmaları nasıl işliyorsa, Ovacık'ta Belediye Başkanı iken Tunceli'de de Belediye Başkanlığı'nda aynı şekilde işliyor. Tunceli Belediyesi üzerinden istişarelerimize devam ediyoruz. "

Ticari deneyiminiz nedir?
Ticari deneyimlerinin olmadığını ve ticarete de yabancı olduklarını dile getiren Yeter, "Mevcut ticareti sıkıntılı, problemli olarak görüyoruz. Ticarete bakışımız biraz daha farklı. Biz ticaret üzerinden değil de genelde dayanışma, kolektivizm, yan yana gelme, birliktelikler içinde eksiklerimizi gidererek yol almaya çalışıyoruz. Kooperatifçiliğin esasında bunada ticaret diye bakmıyoruz. Çünkü ticari kaygıların hem emekçinin alın teri anlamında, hem ürünün sağlıklı kimsayal ürünlerin üretim anlamında bizi çok yanlış yerlere sürükleyeceğini düşündüğümüz için ticari kaygılarla hareket etmiyoruz. Genelde ekolojik kaygılarla hareket ediyoruz. Çalışan köylünün, işçinin, emeğin kaygıları ile" dedi.

Diğer şubelerini aktaran Yeter, "Şubelerimiz; İstanbul'da Gazi Mahallesi, Şişli Perpa İş Merkezi, Kadıköy Göztepe Mahallesi, Kartal, Beşiktaş, Bakırköy ve Avcılar'da. Bakırköy, Avcılar ve Beşiktaş şubemiz bu sene açıldı" diye konuştu.

Yılmaz Yeter'in konuşmaları şöyle: 

"Kolektivizmi ön plana çıkartmaya çalışıyoruz. Ovacık Doğal Ürünler kooperatifin içinde çalışan, emek harcayan, destek olan herkes eşit şekilde hareket ediyor. Eşitlik üzerinden gelişiyor."

"Tüketicilerimiz, bizi tanıyorlar. Bizlere destek olmalarının sebebi; üreticiye destek, öğrenciye burs, üretimin kalkınması, sağlıklı gıdayı halka yetiştirmeyi hedeflediğimiz için. Bunları biliyorlar ve sesimiz öncesinde yaptığımız faaliyetlerle insanlara ulaştı. Bize destek olma amaçlı güvenerek geliyorlar. "

"Ovacık ana ürünlerimiz. Bakliyat olarak; fasulye, nohut, barbunya yetişiyor. Şu an için bunlar yetiştiriliyor. Bu dönem için çeşitlendirmeyi düşünüyoruz. Süt ürünleri olarak; tulum peyniri, tandır peyniri, çökelek. Hepsi doğaldır, ne toprağında ne tohumunda ilaçlama söz konusu değildir. Kurutulmuş gıdalarımız var. Bunlar yer yer değişebiliyor. Mevsimsel olarak değişim sağlıyor. Nohut üretimimiz çok oluğunda bunu daha farklı şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz. Örneğin leblebi yapıyoruz, nohut unu yapıyoruz, leblebi tozu yapıyoruz. . Ovacık ürünleri olarak marmelat da yapılıyor. Kuşburnu, elma, vişne. Reçel çeşitleri de yapılıyor. Ovacık'ta Menemen ve salça yapma girişimleri de yapılıyor. Şu an için salçaya başlamadık ama arkadaşlarımız menemene başladı. Köylüden topladığımız ürünler de oluyor. Bazen ceviz geliyor. Mevsimsel olarak değişim sağlıyor. Balımız da var. En çok satılan ürünümüz nohut, fasulye, bal. Şu an Ovacık ürünlerinin geneline bir ilgi var."

"Kooperatiflerde; dayanışma, yan yana gelme, onlarla birlikte iş yapma, onlarla beraber Türkiye'de kooperatifçiliği geliştirmek adına belli bir amaçlarımız var. Pandemiden kaynaklı başarısız sonuçlanan çalışmalarımız da bulunmakta onları da önemsiyoruz. Ülkemizin neresinde ne kadar  kooperatif varsa, yalnız şunu ifade ederek söylemek gerekiyor ülkemizdeki kooperatiflerin bir kısmı malesef  şirket mantığı ile çalışıyor. Biz onu oradan kurtarıp ya da kurtarma yönündeki çabalara ortak olup elimizden geldiğince Türkiye'deki kooperatifçiliği; Ege'de, Akdeniz'de, İç Anadolu'da geliştirmek ve ilerletmek. Kooperatiflere ciddi bir ilgi var. Doğal ürünlere de ciddi bir ilgi var. Malum süreç içinde amaçlarından sapabiliyorlar. Amacımız bunu sürekli diri tutmak."

"Pandemi elbette bizi de etkiliyor. Pandemiden kaynaklı bazı şubelerimiz han içinde olduğu için biz onları açmıyoruz. Ancak bunun dışında halka sağlıklı gıdayı da ulaştırmamız gerekiyor. Bütün halk aynı koşullarda yaşıyor. Pandemiden kaynaklı yer yer kargo sürecinde belli problemler oluşturabiliyor."

Fiyat politikalarına da değinen Yeter konuşmasını şöyle tamamladı: "Ürünler üretim aşamasından raflara gelene kadar yaklaşık 7-8 tane şeyden geçer. Biz bunu yok etmeye çalışıyoruz. Ürünleri; doğrudan üreticiden, kooperatiflerden alıyoruz. Ürünler, pandemiden dolayı fahiş fiyatlara da satılabiliyor .Üreten ve emek harcayan kazanmıyor, pazarcılar kazanmıyor. Kazananlar emeği olmayan tüccarlar. Bizler bunu yok etmeye çalışıyoruz. Yok ettiğimizi de düşünüyoruz. Şu anki çalıştığımız Kooperatifle üretici ilişkisinde bunu yok ettik. Pandemiden kaynaklı tüketici de zor durumda. Biz bunu göz önünde bulundurarak, asgari ücretle çalışan insanlar bunu nasıl alabilir diye düşünüyoruz. Temel gıda ürünlerinde fiyat artışına girmedik. Çünkü bizim esas amacımız; kooperatilerin kendisini çevirmesinden ziyade, üreticiden tüketiciye elimizden geldiğince uyguna mal etmek. Böyle bir üretimi destekliyoruz. Öğrencilere burs veriyoruz. Kooperatif giderleri için koymuş olduğumuz bir miktar var. Kâr algısı ile hareket etmiyoruz. Kâr, sermayeye yolaçacağı için bunu doğru bulmuyoruz. Satışlarımız sonucunda elimizde bir kâr oluşmaması gerekiyor. Ciddi bir satış olduğu için yer yer kooperatiflerinde kasasında bir miktar mevla kalabiliyor. Bunları da tekrardan üreticiye destek; mazot desteği, tohum desteği, öğrenciye burs olarak gönderiyoruz."


Editör: Merve Kaya

 

Bu haber 7690 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 1 Yorum